26 Nisan 2015 Pazar

Müzigin Tarihi

Müzik cok eski bir sanat dalidir. Milattan önce, kuslarin ötüsü, sularin siriltisi, yagmurun sesi, rüzgarin ve dalgalarin sesi o devirdeki insanlara ilgi cekici gelmistir. Ve daha sonra bu sesleri taklit etmeye baslamislar. Ici bos bir kütüge deri gecirip vurarak, hayvan bagirsaklarindan yapilan ipleri cekerek, boynuz, kemik veya odundan borular üfleyerek dogadaki seslerin aynisini yapmaya calistilar. ilk basta bu sesleri birbirlerine isaret vermek amaciyla kullandilarsa da daha sonra bu sesleri kendilerine has düzenleyerek, kendi ilkel müziklerini olusturdular. Günümüzde ulasabilen en eski müzik yazmalari Hindistan'da 3.000 yil öncesinden kalma Veda ilahileridir.

Müzikle ilgili ilk kuramları geliştiren Eski Yunanlılardı. Müzik ve dansın insanların yaşamında önemli bir yer tuttuğu Eski Yu-nan'da, şairler lir eşliğinde destanlar söylerdi. Müzik sözcüğü. Eski Yunan'da sanatın esin tanrıçaları olduğuna inanılan Musalar'ın adından türetilmiştir. Bununla birlikte o dönemde mousike sözcüğü, Musa-lar'ın koruması altındaki her sanat ya da bilim dalı için kullanılan genel bir terimdi. İÖ 6. yüzyılda akustiğin temelini kuran Pisagor (Pythagoras) müziği matematiksel yoldan çö-zümleyerek, bir sesin yüksekliği ile telin uzunluğu arasındaki ilişkiyi saptadı, Belirli uzunlukta-Kİ bir telde çalman notanın frekansının, iki kat uzunluktaki bir telde çalman notanın frekansının tam iki katı olduğunu buldu.


Çinliler de Eski Yunanlılar gibi müziğin sevinç ve keder gibi duygular uyandırmaktaki gücünün bilincindeydiler. Müziğin tanrısal bir gücün yankısı olduğuna inanıyorlardı. Bu inanç daha sonraları da sürdü ve Hıristiyan-lık'ın ilk yıllarından başlayarak, müzik etkili bir dinsel anlatım aracı oldu. Müzik sözün taşıyıcısı olarak kullanıldı. Melodi dinsel metnin aydınlatılmasına yardımcı oldu. Martin Luther de içinde olmak üzere önde gelen Hıristiyan din adamları müziğin yalın ve dindarlığı güçlendirici olmasından yanaydılar. 



Müziğin kuramsal gelişimi tarih boyunca çeşitli evrelerden geçti. Ortaçağda dinsel müzik bugün tonalite adı verilen majör ve% minör ses dizileri dışında kalan ses dizilerine yani morlara göre yazılıyordu. Tonalite ve oktav (birinci sesten sekizinci sese kadar olan aralık) 17. yüzyılda geliştirildi. 

23 Nisan 2015 Perşembe

Veba Salgini (Kara Ölüm)

Veba Salgini 1347-1351 yillari arasinda Avrupa'da büyük bir felaket olarak kayda gecmistir. Salgin   Yersinia Pestis adiyla Asya'nin güney batisindan geldigi düsünülmektedir. Bu nedenle Avrupa nufusu yerle bir olmustur. Nufusun ucte biri yokolmustur. Avrupa, Hindistan ve Cin'de yaklasik olarak 75 milyon kisi ölmüstür. Avrupa da sosyal temeller degismistir. Insanlar birbirlerine zulmetmeye baslamistir. Yani, Veba büyük bir caresizlige yol acmistir. Bu büyük salgindan sonra yeni yeni salginlar ortaya cikmistir.1(1665-1666), Büyük Viyana Salgini(1679), Büyük Marsilya Salgini(1720-1722) ve 1771 yilinda Moskava salginidir. Isim olarak "Kara Ölüm" denilir ve bunun denilmesindeki neden ise, bu hastaligin derinin altinin siyahlasmasina yol actigidir. Tarihi kayitlar gösteriyorki, bu ha
stalik kasiklarda sismler olusturmaktaydi. Arastirmacilar, Kara Ölüm yersinia pestis bakterisnin ve sican ve pireler tarafindan tasinan ayni hastalik oldugunu gözlemlemislerdi. Burda 19. yüzyilda Asya'da görülen Veba Hastaligiyla ayni belirti sahip oldugunu göstermektedir. Ancak bbolar baska hastaliklarinda habercisi oldugu icin  Kara Ölüm'ün bir veba salgini oldugu kesinlik kazanmamistir.

19 Nisan 2015 Pazar

EVEREST DAGINA TIRMANIS



Everest dagi dünyanin en yüksek dagidir. Kuzey dorugunda 8848 metreye ulasir ve güneyinde ise  8748 metreye ulasir. Everest Dagi Cin Halk Cumhuriyeti- Nepal sinirinda yer alir. Everest Daginin ismi ise Tibetce Comolungma, nepaliler ise Connoluma Sagramata derler.
Everest Dagina ilk tirmanis denemesini 1921 yilinda 8 Ingiliz dagci tarafindan gerceklemistir. Ancak kesife baslarken bir kisi kalp krizi gecirerek öldü diger ise hastalandi. Buna ragmen, kesfe devam edildi ama hava kosullarindan dolayi fazla ileriye gidemeden döndüler. Ikinci bir deneme 1922 yilinda oldu. Yine iklim kosullarindan dolayi kesfi gerceklestiremediler ve 7 kisi hayatini kaybetti. Ücüncü deneme 1924 yilinda yapildi. Ama, bütün zorluklara ragmen ekip devam etti. Kesif yine yapilamadi, cünkü dagcilar kaybolmustu. 1933, 1935, 1936, 1938 yillari olumsuz hava sartlarindan dolayi basarisizlikla ve can kaybiyla sonuclandi. Dagcilar 1952'ye kadar 2500 metresine kadar cikabilmislerdir. Albay John Hunt'in liderliginde yeni bir heyet kesfe ciktilar. Bu heyet yerli Tenzing Norgay'in öncülügünde tirmanmaya basladilar. Edmund Hillary ve Tenzing Norgay 28 Mayis günü Everestin güneyindeki zirveye ulastilar. Saat sabahin dokuzuydu. Esas zirveye 2.5 saat sonra ulastilar.  Bu basarisindan dolayi Ingiliz hükümeti Hillary'e Sir ünvani verildi.



15 Nisan 2015 Çarşamba

Gönlü Zengin Bir Dilenci

                                                             

Abdul Sattar Edhi, kendisini diğer dilencilerden ayıran özelliği 25 özel hastane, 1800 ambulans ve 335 tane yardim merkezine sahip olmasıdır. Edhi' nin annesi parasizliktan  ölmüştür ve kendisi bunun caresizligini yasamistir. Bu nedenle kimse bu tür caresizlik ve sikinti cekmesin diye dilenmektedir. Dilencilikten topladigi paralarla bu tür faliyetlere yatirmaktadir. Yasi 85 olmasina ragmen, durmadan ve usanmadan dilenmeye devam etmektedir. İlk basta biriktirdigi az bir parayla kücük bir dispanseri acmistir. Toptancilardan aldigi pahali ilaclari daha ucuz bir fiyata ihtiyac sahiplerine satmistir. Ayrica,  Edhi yoksullarin dispanseride karsiliksiz hizmet almasini saglamistir. Halkin  Edhinin bu tür faaliyetlerini ögrenince daha fazla para vermeye baslar. Edhinin son yaptigi yardim ise, pakistan' da evlilik disi dünyaya gelen cocuklara kötü davranildigini ögrenince, onlara bir yetimhane yaptirmaya karar vermis. Edhi iyilik melegi olarak adlandirilmaktadir. Bunun nedenini söyle aciklamaktadir, "yoksul bir adam oldugum dogru, ancak paraya benden cok daha fazla ihtiyaci olan insanlar var. Bu nedenle kazandigim paralari onlara vermekte bir an olsun tereddüt etmedim." dedi.
 Dini inanci müslüman olan Edhi bu yardim merkezlerinden hicbir dini ayirim yapilmadan hizmet verdigini söylemektedir. İnsan haklarinin korunmasindan yanadir ve kendisi söyle demektedir, "Dünyadaki bütün dinlerin temeli insandir."


23 Mart 2015 Pazartesi

Dünyanin En Lanetli Adasi

                                                 
Lanetli adaya öncelikle hosgeldiniz,

 Gaiola Adasi italya' nin Napoli sehrinde Akdeniz'in en gizemli adasi olarak kabul edilmektedir. Bu güzel ve sirin adanin altinda cok ilginc olaylar yatmaktadir. Yani ada, sirin maskesinin altinda korkunc olaylar yer almaktadir. Adaya ilk yerlesen kisi İsviçreli Hans Braun, bu olaylardan bir kacini yasamistir. Hans Braun biraz adada yasadiktan sonra cesedi haliya sarili halde bulunur ve aradan cok fazla zaman gecmeden esi denizde bogularak ölür. Bir diger adaya yerlesen ise Alman Otto Grunback'tir. Onun basinda da bu tarz bir olay gecmistir. Grunback adada ani bir kalp krizi gecirerek vefat etmistir. Diger kurban ise Baron Karl Paul Langheim'tir. Ancak bunun kaderi digerlerinden farkli olmustur. Cok zengin bir is adami olan Paul ekonomik acidan kötü durumlar yasar ve sonunda iflas eder. Bu sefer adaya yeni biri yerlesir ve bu yerlesen kisi Gianni Agnelli'dir Bunun ise yakin akrabalari ölmeye baslar ve  en sonunda oglu fidyeciler tarafinda kacirilir. Adanin son yerlesen kisisi Gianpasquale Grappone adanin karsi kiyisinda bulunan 2 komsuyu oldürmekle yargilanir ve hapse girer. Bu kötü olay veya haberlere ragmen bu güzelim adaya cok fazla turist gelmektedir.

Monetarist Okul: Milton Friedman'in Para Talebi Analizi

     Friedman'a göre para, cesitli hizmetler sunan bir aktiftir. Para sahipleri, para stoklarina bir dolar ilave ederek yaratilan toplam...